EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI Haberler


EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

NNY Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerim Güney ile Kayseri Yüksek Öğrenim ve Yardım Vakfı Başkanı aynı zamanda KTO Eski Başkanlarından Mustafa Nevzat Özhamurkar'ın konuk olduğu toplantıda, Başkan Gülsoy gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu

 Kayseri Ticaret Odası (KTO), 2019 yılı Ekim ayı olağan Meclis toplantısını yaptı.

 KTO konferans salonunda yapılan Meclis toplantısının bu ay ki konukları Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerim Güney ile Kayseri Yüksek Öğrenim ve Yardım Vakfı Başkanı aynı zamanda Kayseri Ticaret Odası Eski Başkanlarından Mustafa Nevzat Özhamurkar oldu.

Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan’ın başkanlığında gerçekleşen ve KTO Meclis Divanı, Meclis Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyeleri, Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri ile Meslek Komite Başkanları ve Meslek Komitesi Üyelerinin katıldığı toplantıda; 40. (Otel, Lokanta, Eğlence Yerleri ve Benzer Hizmet Firmaları) Komitemiz tarafından organize edilen komite üyelerine yönelik İngilizce Eğitim Kursu sonucunda sertifika almaya hak kazanan kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. Ayrıca Tahkim Danışmanı Mustafa Serdar Özbek tarafından da Meclis üyelerimize tahkim hususunda bilgiler aktarıldı.

Oda konferans salonunda düzenlenen toplantı,  saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından başladı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak “Cumhuriyet'i yaşatmak, uygarlık yolunda ilerlemek ve ortak geleceğimiz için gelişen olaylara, oynanan oyunlara, baskılara ve maruz kalınan dayatmalara karşı hoşgörümüzü kaybetmeden birlik ve beraberlik içinde tek yürek kalmak durumunda olduğumuzu unutmamalıyız” dedi.

 Görüşülen gündem maddelerinin oy birliğiyle kabul edildiği toplantıda, ay içerisinde yapılan faaliyetlere de yer verildi.

Toplantıda gündeme ilişkin konuşma yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.



Millet olarak, Cumhuriyet’in 96. Yılını kutlamanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Gülsoy, “Atamızın Cumhuriyetimizi emanet ettiği gençlik, eminim yıllarca sonra bu cennet vatanı dünyanın her alanda en büyük 10 ülkesi arasına sokacaktır. Cumhuriyeti kurmak için atalarımız çok büyük bedeller ödedi. Herkes her vesile ile söyler, biz de bir daha tekrarlayalım ki, bu toprakların bağımsızlığı için kanı akmamış, can vermemiş Anadolu’da tek bir ev yoktur. Dün olduğu gibi bugün de bağımsızlığımız için kanımızı akıtmaya, can vermeye hazırız. Atalarımız bin yıl önce bu toprakları bize vatan yaparken de aradan geçen 10 asırlık zamanda da çok büyük bedeller ödedik. Ülkemiz, her manada stratejik olarak çok önemli bir coğrafyada bulunuyor. Bin yıldır vatan edindiğimiz bu topraklarda hesabı olanlar, 1071’i, 1453’ü, 1922’yi ve nihayet 15 Temmuz 2016’yı asla unutmuyorlar ve unutmayacaklar. Bakın Cumhuriyetin ilanının üzerinden 96 yıl geçmiş,  Birinci Cihan harbi biteli 100 yıl geride kalmış, ama hala bu coğrafyayı kontrol altında tutmak isteyenler cennet vatanımız üzerine doğrudan ve dolaylı olarak oyun oynamaya devam ediyorlar. Türkiye’nin birçok alanda kalkınmasından rahatsız olanlar bu ülkede on yılda bir darbe yaptırıp muhtıra verdirmediler mi; bu ülkenin çocuklarını sağcı-solcu diye birbirine öldürtmediler mi, Alevi Sünni diye aramıza fitne sokmaya kalkmadılar mı ve bin yıldır etle tırnak olduğumuz Kürt kardeşlerimizin isimleri üzerinden teröre destek vermiyorlar mı? Bütün bunlar emin olun ki güçlü bir Türkiye’nin olmaması içindir” dedi.

Barış Pınarı Harekatı’nı desteklediklerini vurgulayan Başkan Gülsoy ABD Temsilcielr Meclisi’nin aldığı kararı şiddetle kınadıklarının altını çizerek ; “  Bugün geldiğimiz noktada daha önce Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları ile, Hatay Lazkiye sınırından başlayarak, Cerablus’a, yani Fırat Nehrine kadar olan yaklaşık 430 Km uzunlukta bir sınırı kontrol altına almıştık.  Barış Pınarı Harekâtı ile hepinizin bildiği gibi 120 Km kısımda da kontrol sağlandı. Daha sonra ABD ve Rusya ile yapılan iki anlaşma çerçevesinde de PKK’lı teröristlerin yaklaşık 32 Km kadar Suriye’nin içerisine çekilmesi sağlanarak böylece 911 Km’lik sınırımızı kontrol altına aldık. Biliyorsunuz bu sınır yüksek duvarlarla da çevrildi. İnşallah bundan sonra Suriye ve Irak’tan terörist sızması engellenir.Bu bölgelerde kontrolün tamamen sağlanması ile birlikte, ülkemizde bulunan 4 milyona yakın Suriyeli’nin de Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği gibi en az 2 milyonunun mevcut yerleşim merkezleri ve yeni oluşturulacak alanlara iskânı sağlanacaktır. Bu noktada bize yıllardır ve ısrarla ‘Aman kapıları açmayın’ diyen AB’nin ekonomik desteğinin sağlanmasının zorunlu olduğunu düşünüyorum. Özellikle bir milyon insanın nakledileceği yeni yerleşim merkezlerinin ekonomik maliyetinin tamamen Türkiye’ye yüklenmesi haksızlık olacaktır. Avrupa Birliği son yıllarda sıkça rastladığımız göçmen düşmanlığından kurtulacak politikaları geliştirmezse çok daha ağır bedeller öder. Onun için de NATO müttefikliğinin gereği olarak NATO’nun Suriye’yle sınırı olan bölgemizde güvenliği sağlayacak alanların oluşturulmasına katkı vermelidir. Yeri gelmişken; ABD temsilciler meclisinin aldığı son iki kararı da şiddetle kınadığımızı belirtmek istiyorum.  Barış Pınarı Harekatı dolaysıyla Türkiye’ye ekonomik ambargo uygulanması yolundaki teklifin kanunlaşması iki ülke arasında varılan mutabakata aykırıdır. Temsilciler meclisinden geçen bu kanunun ABD Yönetiminin müdahalesi ile senatoda reddedileceğine inanıyoruz. Temsilciler Meclisinin sözde soykırım ile ilgili çıkardığı kanun ise tam bir garabet, bizim milletimizin tarihinde hiçbir zaman soykırım olmamıştır. Ermeni ve Yahudi lobisinin iş birliği ile çıkardığı bu kanun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin konu ile ilgili verdiği son karara da aykırıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi bizim için hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur” diye konuştu.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Gülsoy; “Geçtiğimiz yılın ağustos ayından bu yana ülkemiz ciddi bir ekonomik daralma ile karşı karşıya kaldı. Bu daralmada geçtiğimiz günlerde de itiraf edildiği gibi, küresel güçlerin müdahalesinin yanı sıra bizim yönetim anlayışımızdan kaynaklanan sıkıntılarla epey zamandır dalgalı bir şekilde seyrediyor. Ülkemiz uzun süredir, döviz, faiz ve enflasyon sarmalından kurtulup üretimin önünü açmaya çalışıyor. Eskiler bu noktada, ‘ İ harfi ile başlayan üç ekonomik göstergeniz iyiyse korkmayın’ derlerdi.  Hepinizin bildiği gibi bu üç (İ) İstihsal yani üretim, ihracat ve istihdam. Geçen yılın ağustosundan bu yana yaşadığımız daralma bu üç noktada da sıkıntılar yarattı. Ama şükürler olsun ki son aylarda bazı göstergeler eskiye oranla daha iyiye gidiyor. Biliyorsunuz Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak  bu ayın başında  2020-2022 yıllarını  Orta Vadeli Yeni Ekonomik Programı açıkladı. Sayın Bakan’ın açıkladığı hedefler umut verici. Bu yıl sonu itibariyle öngörülen büyüme oranı % 0.5, bu yıldan sonraki üç yıl için büyüme oranı ise % 5’er olarak öngörülmüş. İşsizliğin yıl sonu itibariyle yüzde 12.9’a düşürülmesi hedeflenirken,  bu rakamın 2020’de 11.8, 2021’de  10.6 ve nihayet 2022’de ise tek haneli olmak üzere  yüzde 9.8’e düşürülmesi hedefleniyor. Önümüzdeki üç yılın enflasyon hedefini de aktaralım. Yıl sonu itibariyle enflasyon oranının % 12 gibi gerçekleşmesi öngörülüyor. Enflasyon için önümüzdeki yıl yüzde 8.5, 2021 için yüzde 6 ve 2022 için ise yüzde 4.9’luk bir hedef konulmuş. Evet, ilk bakışta bu göstergelerin umut verici olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada TUİK ağustos da yüzde 15.1 olarak açıkladığı tüketici Fiyat Endeksi’ni, yani enflasyonu eylül de yüzde 5.75 düşürerek Temmuz 2017’den bu yana ilk defa tek haneli olarak açıkladı. Bu oran yüzde 9.26… Geçtiğimiz ayki meclis konuşmamda, ‘Sayın bakan ve ekonomi kurmayları eylül için tek haneli enflasyona işaret ediyorlar, ancak okulların açıldığı, kış hazırlıklarının yapıldığı böyle bir dönemde inşallah hedefler sapmaz demiştim. Yılsonu için enflasyon yüzde 12 olarak öngörülüyor, ama hepimiz çarşıda-pazardayız, işyerimizde, evimizde mutfağımız var, hissettiğimiz enflasyon oranının çok daha yüksek olduğunu ifade etmek isterim” dedi.

Yapılan faiz indirimlerine değinen Başkan Gülsoy yüksek faiz oranlarının olduğu yerlerde yatırımın öncelikli olamayacağını vurgulayarak ihracat rakamlarında iyileşmeler olduğunu söyledi.

Son yaşanan gelişmelerle ilgili açıklamalar yapan Gülsoy; “Bu ay Bankalar Birliği Finanslar Yeniden Yapılandırma Uygulaması Çerçevesinde bir dizi kararlar aldı. Buna göre 15 banka, üç katılım bankası olmak üzere toplamda 43 faktöring ve diğer finans kiralama şirketleri 25 milyon liranın üzerindeki borçlar için yapılandırma çalışmalarını başlattılar.

Bu uygulamanın yeni faiz oranları ile birlikte tüm borçlara yönelik ivedi olarak hayata geçirilmesini beklemekteyiz.

Yeri gelmişken faizlerden de bahsedelim. Son üç meclis toplantımızda faizlerle ilgili güzel haberler vermekle birlikte endişe ve beklentilerimizi de sizlerle ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. Üç ay önce faiz oranları yüzde 24 gibiydi. Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu’nun geçtiğimiz hafta aldığı 3. Faiz indirimi ile faiz oranları yüzde 14’e düşmüş oldu. ABD Merkez Bankası FED ve AB Merkez Bankası’nın da geçtiğimiz ay faiz düşürdüğünü biliyoruz. Nitekim dün de ABD Merkez Bankası, tıpkı biz de olduğu gibi son 3 ayda 3. Faiz indirimi kararını aldı.

Faizlerin yüksek olduğu hiçbir ülkede yatırımın öncelikli olmasını beklemek mümkün değildir.

Bizim de süratle faizleri daha aşağı çekecek adımlar atmamız gerekir. AB’deki bazı ülkeler ile Japonya gibi ülkelerde         faizler eksi seyrediyor. Geçtiğimiz gün bir TV programında dinlediğim Sayın Cumhurbaşkanımız hedeflerinin tek haneli faiz olduğunu söyledi. Bunlar elbette güzel, ancak fiiliyata yansıması lazım.

Faiz indirimlerine kamu bankaları çok seri tepki verirken maalesef özel bankalar hala ayak süremeye devam ediyor. Faizler artırıldığı zaman bir saniye bile beklemeyen bankaların, faiz indirimindeki direncinin BDDK ve Bankalar Birliğinin müdahalesi ile mutlaka kırılması gerektiğini belirtelim.



Yeri gelmişken üç kamu bankasının yerli üretilen 7 otomotiv markası için 120 bin liraya kadar kredide 18 ve 36 ay arası vadeli faiz oranlarını 0.49 ile 069 arasına kadar çekmesinin isabetli olduğunu ifade etmekte fayda var.

 Özellikle kamu bankaları ile bir kaç özel bankanın konut kredilerini düşürmesi sonrası konut satışlarının Eylülde % 15,4 artığını, bir yıl öncesine oranla bu artışın TUİK verilerine göre yüzde 32’ye ulaştığını belirtelim. Ancak inşaat sektöründe hala ciddi bir arz-talep sıkıntısı yaşanıyor. Satılan konutların yaklaşık yüzde 40’ının ipotekli satış, yüzde 42’sinin de ikinci el satışlar olduğunu söylersek, inşaat sektöründe beklenen ivmeyi hala yakalayamadığımızı görürüz. Bu kararlarla piyasalar moral bulmuştur. Önümüzdeki günlerde daha da canlanmalar olacağına inanıyoruz.  Bu vesile ile TUİK’in bir verisinden daha bahsedeyim; sanayi üretimi 2018’in geçtiğimiz ayı ile geride bıraktığımız ayı mukayese ettiğimiz de yüzde 2.8 düşmüş. Bu düşüş yıllık bazda daha yüksek 3,6… Sanayide üretimi artırmadığımız sürece işsizlik oranını seri olarak aşağıya çekmemiz ve beklenenin ötesinde ihracat artışı yakalamamız zor. Serbest bölge verileri hariç geçtiğimiz yıl ilk 9 ayda bir milyar 367 milyon 537 bin dolarlık ihracatımız var. Bu oran bu yılın aynı dönemi için yüzde 9.7 artışla bir milyar,501 milyon 163 bin dolara ulaşmış. Yaklaşık 1.5 milyar dolarlık ihracat rakamının üzerine, yine yaklaşık 300 milyon doları bulan Serbest Bölge verilerini de eklediğimiz de yılın ilk 9 ayı için 1.8 milyar dolarlık bir rakamı yakalamış bulunuyoruz. Geçtiğimiz yıl ile bu yılın eylül rakamlarını da bir cümle verelim.2018 Eylülünde ihracatımız 162 milyon dolar, bu yılın aynı döneminde bu rakam 176 milyon dolara çıkmış. İhracat ve ithalat noktasında, yani dış ticaret verileri açısından ülke ortalamasının çok üzerinde olduğumuzu belirtelim. Kayseri bugün İstanbul, Bursa, İzmir, Kocaeli, Ankara, Gaziantep, Denizli, Sakarya ve Hatay’dan sonra ihracatta 10. Sırada. Serbest bölge ihracatında da 7. sıradayız. Bizden öndeki diğer 6 serbest bölgede üretim yok.  Daha çok İstanbul ve İzmir odaklı bu serbest bölgeler dış ticaret merkezli faaliyet gösteriyorlar. Hepinizin bildiği gibi ihracatımızın yaklaşık % 55’i AB üyesi ülkelere yapılıyor. Buna rağmen ihracat yaptığımız ülkelerin ilk beş sırasında Irak, Almanya, İtalya,ABD ve İngiltere var. Daha önceki toplantılarımızda Kafkasya ve Uzakdoğu’ya açılım yapmamız gerektiğine işaret etmiştim. Türkiye ile ABD arasında ortalama 20 milyar dolar seviyesine sıkışan ticaret hacmini 5 katına çıkararak 100 milyar dolar olması hususunda mutabık kalınmıştır. Bunu asla göz ardı etmemeli ve üzerinde çalışmalıyız. Oda olarak biz de bu konunun üzerinde duruyoruz” dedi.

Elektrik ve doğalgaz zamlarını bir kez daha kürsüden dile getiren Başkan Gülsoy;  “Hemen her meclis toplantısında ısrarla dile getirdiğimiz ve artık canımıza tak eden bir konu var. Elektrik ve doğalgaz zamları.. Malum Bakan Bey’in Yeni Ekonomik Programı açıkladığı günün akşamında EPDK elektrik ve doğalgaza yüzde 14.9 daha zam yaptı. Bu son 5 ayda yapılan üçüncü zam. Özellikle doğalgaz fiyatları dünyada düşerken bizde niye artıyor anlamakta zorlanıyoruz. Özellikle sanayide en temel girdi olan elektrik ve doğalgaza yapılan bu zamlarla uluslararası alanda rekabet edebilmemiz çok zor. Geçtiğimiz yılın başında bu yana doğalgazda zam oranının yüzde 65’in, elektrikte ise yüzde 100’ün üzerinde gerçekleştiğini ifade etmek isterim. Türkiye süratle milli kaynaklardan enerji temini yoluna gitmeli. Yerli kömür odaklı HES ve yine milli olan GES, RES yatırımlarını artırmalı, nükleer santrallerde biran önce devreye alınmalıdır.  Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni yasama dönemine başladı. Dilerim Gazi Meclis,  üretimin önünü açacak, halkın her alanda beklediği kanun ve düzenlemelere öncelik versin. Bu arada Meclis’e yeni bir vergi kanun teklifinin getirildiğini biliyoruz. Elbette biz vergimizi vereceğiz, vermeliyiz; ancak bir süredir zaten zor durumda olan KOBİ’lere, küçük esnaf ve tüccara yeni vergi yükü getirirsek yanlış yaparız. Meclisteki süreci yakından takip ettiğimizi belirtmek isterim” diye konuştu.

Konuşmasının son kısmında oda faaliyetlerine değinen Başkan Gülsoy, Ekim ayı Meclis Toplantısına katılımlarından dolayı Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerim Güney ile Kayseri Yüksek Öğrenim ve Yardım Vakfı Başkanı Mustafa Nevzat Özhamurkar’a teşekkürlerini iletti.

Başkan Gülsoy’un konuşmasının ardından Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerim Güney üniversite çalışmaları hakkında bilgiler aktardı.


Kayseri Yüksek Öğrenim ve Yardım Vakfı Başkanı Mustafa Nevzat Özhamurkar’ın tecrübelerini paylaştığı Meclis toplantısının ardından Meclis Başkanı Arslan Ekim ayı olağan Meclis toplantısını kapattı.


Kulanıcı Yorumları

Bu içerğie ait yorum bulunmamaktadır.

Yorum